Psikoterapi denildiğinde zihnimizde genellikle danışanın uzandığı, çocukluğuna indiği ve terapistin sessizce dinleyerek derin yorumlar yaptığı bir sahne canlanır. Ancak insan zihni karmaşıktır ve her ruhsal durum, o an için "derin kazı" yapmaya uygun olmayabilir. Bazen zihnin ihtiyacı olan şey keşfetmekten ziyade güçlenmek ve dengelenmektir.
Halk arasında "destek" kelimesi; teselli etmek, öğüt vermek veya arkadaşça yaklaşmak gibi algılanabilir. Ancak bir ruh sağlığı profesyoneli için destekleyici psikoterapi, sınırları net çizilmiş, psikanalitik kurama dayanan teknik bir müdahaledir. Bu yaklaşım, "benlik (ego)" işlevlerinin onarılmasına ve benlik güçlendirmesine odaklanır.
1. Benlik (Ego) Güçlendirmesi: Psikanalitik kurama göre "Benlik", dürtülerimiz ile dış gerçeklik arasında arabuluculuk yapan yapıdır. Destekleyici terapi sürecinde uzman, danışanın benliğine bir nevi "yedek güç" sağlar.
2. Savunma Mekanizmalarının Düzenlenmesi: Amaç: Kişinin uyumu bozan savunmalarını (örn. eyleme dökme, yansıtma) azaltmak; daha olgun ve uyumlu savunmalarını desteklemektir.
3. Terapötik İşbirliği: İyileşmenin en büyük aracı ilişkinin kendisidir. Terapist, danışan için güvenli, tutarlı ve kapsayıcı (containing) bir nesne olur.
İçgörü Yönelimli Psikoterapi: Bir binanın temelindeki çatlakları bulmak için zemini kazar. "Neden?" sorusuna odaklanır.
Destekleyici Psikoterapi: Binanın kolonlarını güçlendirir, çatıyı onarır. "Nasıl baş edebilirim?" sorusuna odaklanır.